Tefekkür
ve Tevekkül İnsanı - Hekimoğlu
İSMAİL
En son anda bile bu prensibi bozmamıştı
Çünkü mayasını sevdalı birinden almıştı
O gösterecekti son nefesinde bile hasbi olmayı
Cephede göğsünü siper eden asker gibi olmayı
Çünkü o biliyordu, alimin kılınçı kalemi olduğunu
Onun için son nefesine kadar onu bırakmayacaktı
Ecdadımızın şu nasihatlarını çok iyi yorumlamıştı
Alimin ölümüyle alemin ölümünün aynı olduğunu
İlmiyle amel eden alimin hükmünü de çok iyi biliyordu
Onun için Hazreti Eyyüb gibi yaralarına sabır ediyordu
Sevdalısı gibi, o da son anda bile kalemine sarılıyordu
Her kim neyle meşgul olursa, onunla haşir olunuyordu
O biliyordu ki, bunca acılar belki derecesini artıracaktı
Yine biliyordu ki, bizim duamız kadere etkilemeyecekti
Belki de lehinde şahitlik yapacakları görmek istiyordu
Onun için bizden elden ziyade, dille yardım bekliyordu
Oysa o tefekkür ve tevekkül insanı hep koşturmuştu
Hem de gece-gündüz, yaz-kış demeden, bildik bileli
Bugün de, koşturma ve dua etme sırası bizlerdeydi
Bu kervana katılmak için bugün Bayram da koşturdu
Ama, ne yazı ki elinden dilinden pek bir faydası dokunmadı
Sağlıklıyken çok görse de bugün hayır duasını bile alamadı
Çaresizliğini hayıflanıp, kendince bir iki kelam edeyim dedi
Alimin yanında su-i edep olur diye, onu da hiç beceremedi
Sadece şöyle diyebildi, ''Allah'ım Sahabenin dediği gibi derim''
Ya Rab ben şahidim ki bu kulun elinden, dilinden geleni yaptı
Gecesini gündüzünü katıp, vatan millete bihakkın hizmet etti
Eğer ki bu mücrimin şahitliğini kabul edersen, şahitlik ederim
Bayram Tunca bayramtunca@hotmail.com