|

Teşekkür kelimesi sihirli bir kelimedir.
Teşekkürü duyan mutlaka sevinir.
Anne ve babalar çocuklarını çok sever. Çok
sevdikleri için de onlar için çok şey yaparlar.
Anne çocuğuna bir şey aldığında, çocuk annesine
"Teşekkür ederim anneciğim!" der. Anne, mutlaka
tebessüm eder ve çok memnun olur.
Hiçbir ücret ödenmeden dağıtılan teşekkür
kelimesi insanların gönül bağlarını
kuvvetlendirir. Bir bahçe sahibi komşusuna bir
avuç kayısı götürmüş. Komşusu çok sevinip
teşekkür edince "Mâdemki kayısı götürmem
komşumun hoşuna gitti, yine götüreyim." demiş.
Bu kez daha çok kayısı götürmüş.
İnsanlar, bize küçük bile olsa bir şey
verdikleri zaman çok sevinir, teşekkür ederiz.
Rabbimiz ise bize el, ayak, göz, kulak, anne,
baba ve daha sayamayacağımız kadar çok şey
vermiş. Çeşit çeşit yiyecek ve içecekler
yaratmış. Binlerce türde hayvan yaratmış.
Kimisine biniyoruz. Kimisinin etinden, kimisinin
sütünden, kimisinin yününden, kimisinin
yumurtasından yararlanıyoruz. Rengarenk
çiçekler, lezzetli meyveler ve sebzeler vermiş.
Güneşi, dünyayı, yıldızları, ayı ve her şeyi
bizim için en mükemmel şekilde yaratmış. Şu
halde bizim Allah'a çok çok teşekkür etmemiz
gerekir.
Bir adam komşusunu ziyarete giderken bir fidan
alıp götürmüş. "Bunu size hediye ediyorum."
demiş. Adamcağız fidanı bahçesine dikmiş.
Üzerine bir etiket asmış, "Teşekkür" yazmış. Bu
ağacın adı, o günden sonra "Teşekkür Ağacı" diye
anılmış.
Adam yanına gelen misafirlerine bu ağacın
meyvelerinden bol bol ikram etmiş ve demiş ki:
"Ağacın ismini teşekkür koydum. Böylece ağacı
bana hediye edene teşekkür ettim. Peki, ağacı
küçücük bir tohumdan kocaman hale getiren ve
meyveleri lezzetli bir şekilde yaratana ne
diyeyim?" demiş. Orada bulunan bir misafir
"Elhamdülillah" diye cevap vermiş. Elhamdülillah
demek, "Allah'a teşekkür ediyorum,
şükrediyorum." demektir.
Sahip olduklarımızın kıymetini bilirsek, onlar
için Allah'a şükrederiz. Bir adamın ayakkabısı
yokmuş. Canı sıkılmış. Dolaşırken bir de görmüş
ki, bir başkasının ayağı yok. "Çok şükür demiş,
benim ayakkabım yok ama ayağım var. Ayakkabı
bulunur ama ayak bulunmaz."
İşte, sıkıldığımız bir durumda bile kendimizden
daha kötü durumda olanlara bakarsak, Allah'a
şükrederiz. Peynir ekmekten başka yiyecek bir
şeyi olmayan, boğazı hasta olana bakarak; bir
tek kıyafeti olan, hiç kıyafeti olmayana bakarak
Allah'a şükretmelidir.
01.07.2004
Hekimoğlu İsmail
http://www.zaman.com.tr/?bl=arkadasim&alt=arkadasimdan&trh=20040727&hn=65169 |